Felsefenin Kıyısında Çocuk ve Fidan

Kimsenin yüzüne bakmadığı, selamlaşmaya çekindiği bir yerdeyiz.  Hapşıran birine, “çok yaşayın” diyecek olsanız, çekiniyorsunuz. Ama ağaçlara, şarkılar söyleyen, çiçekleriyle konuşan, patisine bastığı kediden özür dileyen insanlar yaşayıp gidiyor aramızda hala. İşte Beyan Yayınları’ndan çıkan “Kendini Merak Eden Ağaç,” onlardan birinin öyküsü.  Somurtmayı bilmeyen, zeytin gözlü, kıvırcık saçlı bir kız çocuğu var karşınızda. Matarası boynunda, neşeli şarkılar mırıldanarak okula gidiyor. Selamlaşmak kalkmış. Ne gam! O selam vermeyi de teşekkür etmeyi de biliyor. Fidandan merhabasını esirgemeyen, “günün nasıl geçti?” diyen bir minik,  ne kadar heyecanlandırırsa o kadar heyecanlanıyorsunuz kitapla. Fatma Hazan Türkkol’un naif, lirik kalemiyle sıradan bir karşılaşma devamını bekleyeceğiniz olaya dönüşüyor. Kitabın son sayfasında o büyük soruya cevap bulsanız da, “ya sonra…” diyorsunuz.

“Ben Ne Ağacıyım?”

“Kendini Merak Eden Ağaç”, çocuklara davranış kalıpları, değerler dizgesi sunmayı hedeflemekten uzak. Didaktik üslubun işe yaramadığının farkında olan Türkkol çocukların duygularını beslersek, güzel olana yani iyiliğe yöneleceklerinden emin. Öykü boyunca bu yaklaşımı hissediyorsunuz. Kıvırcık afacanla fidanın dostluğu felsefe denizinin kıyısında yaşanıyor. Felsefenin temel tartışmalarından biri olan “Ben kimim?” sorusuna cevap aranıyor. İnsanın nereden geldiği, nereye gittiğini bilmek istemesi kadar tabiidir, fidanın merakı. O ne ağacı olduğunu bilmek istiyordur: “Çocuk sekerek inmiyormuş birkaç gündür, sanki başka türlü bakıyormuş fidana, sanki yeni görmüş gibi, sanki bir şeyi çözememiş gibi. Evet, evet bir şeyi çözememiş gibi! ‘Ne ağacısın ki sen? ’Ne ağacıyım ki ben?’ Güneş bakmış, bilememiş. Kırlangıç uçup gitmiş. Kumru uyur numarası yapmaya başlamış.”

Fidan bu düşüncelerle boğuşurken bir tek çocuk duymamış onu. Çünkü kendisine dahi veremediği cevabı cebinde taşır minik dostu. Bazen güneşe, bazen rüzgâra bazense masal anlatıcısı kumrulara emanet ettiği fidanının yanına bir daha geldiğinde, dalları çiçeğe durmuştur. Ama meraklı fidan için sorgulama bitmemiştir. İnsanın son nefesine kadar muhasebesinin bitmemesi gibi. Dalları hangi meyveye duracaktır?

Bu içerik Süheyla Sancar tarafından yazılmıştır.

Henüz Yorum Yok

CEVAPLA